Gündüzleri biz baya uzun bir süre üstümüzde uyuttuk çünkü yatağında 30-40 dakikadan fazla uyutamıyorduk, ayrıca gündüz iyi uyursa gece uykuları düzelir ümidine dört elle sarılmıştık. Bir ara günde 6 saat üzerimde bebekle telefonumda Mad Men seyrediyordum. İlk birkaç saat güzeldi ama sonra her yerim uyuşmaya ağrımaya başladı, hatta üzerinde saatlerce kocaman bir kafa duran memelerim tıkanmak için bir sebep daha buldular. Her neyse, gündüz uykuları için üstümde uyutma yönteminin sürdürülemez olduğuna kanaat getirip isterse 30 dakikada uyansın, bu çocuk gündüz uykularını da yatağında uyuyacak dedim. Netekim gündüzleri de yatağına yatırmaya başladım ve bir iki hafta çok kötü olmayan bir uyku düzenimiz oldu, gündüzleri 2-3 saatlik uzun bir nap yapıyordu ve o ara bir küçük battaniye dikiş projesi bile bitirdim. Bu arada, gündüz uykularına hep uyku işaretlerini gözleyerek yatırıyordum, ennn uzun ayakta kalış süresi 1.5 saat oluyordu.
12inci haftaya geldiğimizde bir anda gündüz uykuları 20 dakikayı geçmez oldu. Uyanınca da 40 dakika sonra tekrar uykusu geliyordu ve hooop başa dönüyorduk 20 dakikalık uykuya. Uykuları uzatmak için ne yapsam kar etmedi: white noise makinası, oda karartma perdesi (odası geceden daha karanlıktı, o derece), belki reflüsü var diye biraz dik yatırma (bouncer'ın içinde), emzik düşünce uyanıyor diye uyuduktan sonra emziği yavaşça ağzından alma, çıt edince uyanıyor diye yatırdıktan sonra hiç hareket etmeme, uyandığı anda yataktan kapıp emzirme, pışpışlama, olmadı, olmadı. Bütün günümüz yatır, kaldır, emzir, altını değiştir, koşarak parka git, yatır ve yeniden başla şeklinde geçiyordu, çocuk 20 dakikalık uykularla dinlenemediğinden her an bir yorgunluk, bir ekşilik içindeydi, ev ve eve 7 dakika uzaklıktaki park arasında tıkılıp kalmıştık. Geceleri de 3, 2, 1, 1 saat diye giden aralıklarla uyanıp emzirme/pışpışlama seanslarımız vardı.
15inci haftada Türkiye'ye gittik ve jetlagin geçmesini artık 10 gündür beklediğimizi fakat oğlanın hala geceleri uyumadığının farkına varınca bu işte bir yanlışlık olduğunu fark ettik. Gündüzleri uyku işaretlerine göre yatırmayı bıraktım, 2 saat uyanık tutma programına başladım. Türkiye'de olduğumuz 9 hafta boyunca bu yöntem çok işimize yaradı. 30 dakika ve daha uzun gündüz uykuları, 3-4 kalkışlı geceler normunu yakaladık. Gündüzleri her türlü aile desteğiyle geceler de idare ediliyordu. Evimize dönmeye yakın yine her saat başı ve daha sık uyanmalar, kötü gündüz uykuları başladı.
Evimize oğlan 5.5 aylıkken döndük. Jetlagin geçmesi için 4 gün bekledik ve hala saatte bir veya daha da sık uyanmalarla ailecek ayakta duracak halde değildik. İşte o zaman Weissbluth'un 4-12 ay arasından bahseden bölümlerini tekrar okuyup bu işi bitiriyoruz dedim. Kararımız hem gündüz hem gece uykularına kendi başına dalmasını öğretmek, gece emzirmelerini de sonsuzdan (en az 5 defa emziriyordum) 2'ye indirmekti. Bu arada, emzik ve kundağı da mecburen bırakacaktık aynı anda çünkü emziği başta versek de düşürünce kendi bulup alamazdı, kundakta olursa da ellerini kendini sakinleştirmek için (bakınız parmak emmek, örtü okşamak, el sallamak gibi hareketler) kullanamazdı. Ayrıca gündüz uykusu gündüz olur, geceden farklıdır diye anlasın diye oda karartıcı perdeleri de çıkardım.
0 yorum:
İçinize atmayın, buraya yazın: