Eveeet, çeyrek asrı çoktan devirmeme rağmen ev kiralama ve içine eşya ile yerleşme tecrübesini ilk defa yaşıyorum. E tabii özgürlükler ülkesinde bir bireyin kazık kadar olup da böyle “basit” şeyleri bilmemesi garip karşılanıyor. Üstüne bir de stres altında İngilizcemin iki seviye düştüğünü varsayarsnız çeşitli ev sahibi ve banka memurlarının bana nasıl sağır-salak muamelesi yaptığını gözünüzün önüne getirebilirsiniz. Sağır-salak muamelesi aslında benim işime gelen, keşke herkes yapsa da hayatım kolaylaşsa dediğim bir muameledir, mesela bizim grupta Amerikalı bir çocuk var, bazen bir cümle söylüyor, sıfır! (0) anlıyorum, yani bir kelime bile yakalayıp neyden bahsettiğini anlayamıyorum, ne dedin sen diyorum tekrar et (x4’e kadar), aynısını aynı şekilde söylüyor (x4), neden? Çünkü sanıyor ki benim kulağım hep süper duyar her zaman da çok akllıyımdır, maalesef yanlış bir varsayım, benim saçma sapan şeyler duyup anlama kapasitem sınırsızdır. Şimdi kira kontratını imzalamaya gittiğimde, evsahibi-yönetici hatun aaa sen bankadan çek getirmedin mi, e yok depozito hani vermiştik onu, başka çek ne için ki derken hatun çattık dedi (aklından dedi ama okudum) ve sağır-salak muamelesine kelimeleri tek tek yüksek sesle söyleyerek gerekli yerlerde el kol ve dizle (dizinden ameliyat olacakmış da Salı günü, o yüzden Pazartesi’ye kadar belgeleri tamamlayacakmışım) de destekleyerek başladı. O sayede herşeyi anladım, belgeleri tamamlayıp götürdüm. Siz de buralarda ev kiralayacak olursanız bu tecrübelerim umarım size yol gösterir (desem de siz inanmayın, tecrübenin en güzeli kendi kafanızı kıra kıra edinilen tecrübedir, okuyarak edinilen kıytırık teorik bilgidir sadece).
Efendim ilk önce ev ararken, atınız varsa salonun kocaman, mutfağın da küçücük olmasına dikkat edin. Mutfak dolaplarının küçük kapılı olması önemli, at oradan kafasını sokamasın ve tencere gibi gereksiz şeyler giremesin o kapılardan. Aslında “ev beğenme” safhası en kolaydı bizim için, sonuçta beğenmeye gidiyoruz, beğenmeyip de işimizi uzatmaya değil. Evi beğendikten sonra başkasına kaptırmamak için (Bulgarca’da çok güzel bir laf var, bir şeyi bu benimdir diye mimlemek için üstüne tükürmek manasına gelen “да си я заплюеш” (da si ya zaplyueş)) depozitosunu veriyorsunuz. Yalnız burada şöyle bir ilginçlik vardı: depozitoyu veriyorsunuz (500 dolarlık bir çek yazıyorsunuz, yani aslında o çek bankaya yatırılana kadar para cebinizden bile çıkmıyor), üç güne kadar da kararınızı değiştirirseniz o çeki geri alabiliyorsunuz. Yani bedavaya evi 3 gün tutup daha güzelini arayabilirsiniz. Siz yine de depozito verirken vazgeçerseniz ne olacak diye sormayı unutmayın, her sitenin/evsahibinin şartları farklıdır. Depozitoyu verdiniz, seçtiğiniz evin eşi benzeri olmadığına karar verdiniz ve beklentilerinizi sky is the limit ibaresine çevirdiniz. Şimdi de kiracı olmaya başvurmanız lazım, en önemli kişisel bilginiz olan sosyal güvenlik numaranızı da formlara yazarak. Evde yaşayacak her 18 yaş üstü insan için ayrı bir form ve başvuru parası veriyorsunuz. Başvuru parasıyla sizin kredi tarihiniz kontrol ediliyor, bu da yetmiyor, formda çalışıyorum dediyseniz son iki maaş bordronuzun kopyasını da veriyorsunuz, yetmez, kontratınızın ilk ve son ayının kirasını da trink para olarak sayıyorsunuz. Su+kanalizasyon+çöp+gaz kirayla beraber ödeniyor olabilir, ama elektrik hesabı sizin ve elektrik dağıtım şirketi arasında oluyor. Kendi adınıza hesap açıp, hesap numarasını apartman yöneticisine bildirmeniz lazım. Bir de en son, kiracı sigortası almanız lazım, bu da evi yakar ya da yıkarsanız evsahibinin zararını karşılamanız için. Yani gördüğünüz gibi, evsahibi-kiracı ilişkisinde evsahibi sıfır (0) risk alıyor, zavallı kiracı ise, ev değiştirmenin getirdiği travmatik ve nevrotik şaşkınlıkla beraber sayısal ve sosyal risklerin hepsini yüklenip yeni duruma alışmaya çalışıyor... Üzülme kiracı! İçinde yaşamaya alıştığın evin tıpkısının aynısı olmadıktan sonra illa ki beğenmeyecektin, buna da alışınca burada yaşamayı seversin :-)
Taşınmak bir yandan travmatik bir olay, eşya paketle, eşya yerleştir, alıştığın bir sürü şeyi sil ve yeniden keşfedip öğren. Ama bir yandan da herşey yeni ve heyecanlı ve sonuçta bu evi başka evlerin arasından beğenip de seçtik. Site sessiz ve sakin, evimiz aydınlık ve ferah, sadece kendimize ait çamaşır ve kurutma makinalarımız var, tırmanma salonuna yürüyerek gidebiliyoruz ve trene çok yakınız. Evdeki kaosu yaşanabilir bir seviyeye indirdik mi evimizin bu güzellikleri daha bir parlar gözümüze gözümüze.

0 yorum:
İçinize atmayın, buraya yazın: