Sevgili okuyucu artık sen de bu sinekkuşu sevdamın farkındasındır, peki ya bu kadar sevdiğim kuşun ismini yanlış bildiğimin de farkında mıydın? Farkında olsan söylerdin diyerek şimdilik puanını kırmıyorum ama lütfen bir daha olmasın! Dedim ki madem yazıya geçireceğim ve kalacak, bir sorayım gugula (milyonlarca sinek yanılıyor olamaz) arıkuşu ayrı mı yazılır birleşik mi, amanin bir de ne göreyim bambaşka bir kuş, tanımam etmem. Aslında o da güzel bir kuşmuş, arıları da hüp diye hüpletiyormuş, ama bizim konumuz başka.
Sinekkuşunun inglizce adı hummingbird, bulgarcası da колибри. Daha kendisini hiç görmeden hakkında okuyup inanılmaz bir yaratık olduğuna kanaat getirmiştim, üç ülke değiştirdikten sonra da yakından görme ve kanatlarının pırpırını duyma zevkine eriştim, böyle de şanslı bir insanım. Bizim buralarda her yerde olmalarına rağmen hala çipirt çipirt diye öttüklerini duyunca hemen nerde diye bakınırım, heyecanlanırım. Nerde diye merak ediyorsanız, sesin geldiği yöndeki çıplak yüksek dallara bakın, orada görürsünüz sinekkuşunu. Ama en sık da bizim çiçeklerden yemlenirken görüyoruz, bazen de örümcek ağlarını gagasının etrafında sararken. Bu örümcek ağlarını sarıp almak için de baya akrobatik hareketler yapıyor kuş, oralarda takılan bir iki böceği yemeye çalışıyor sanıyordum ben, ne yalan söyleyeyim eksileri yazıyordum hanesine çünkü düpedüz hırsızlıktı yaptığı, orda örümcek uğraşmış ağını örmüş böcekleri yakalamış, sen git ağıyla beraber topla avını indir mideye, ayıp!
Bir gün bizim mutfağın önündeki ağaçta minicik bir yuva, içinde de bir sinekkuşu farkettik! Meğerse o örümcek ağlarını toplayıp yuva yapıyormuş, yavrular büyüdükçe de yuva genişliyormuş o sayede! Bu durumda hemen eksileri artıya çevirdim, eski kullanılmayan örümcek ağlarını izin alarak topluyordur diye varsayıyorum, bir de iyi bir mühendislik çıkarmış sonuçta.
O heyecanla hemen oturup çizdim sinekkuşunu, benzemiyorsa heyecanıma verin, ama köşedeki örümcek benzedi burda görseniz tanırsınız, o derece.
Maalesef ben bu yazıyı yazana kadar bizim sinekkuşu taşındı, iyi de etti, çok alçaktaydı o dal. Sizin de sinekkuşunuz taşındıysa ya da oralara hiç uğramıyorsa bizim okuldan bir hocanın çektiği bu fotoğraflara bakıp iç geçirebilirsiniz, ben özellikle kuşun gözündeki yansımaların göründüğü ikinci fotoğrafa iç geçiriyorum. Ayrıca aynı insan, Tom Grey yani, bir sürü başka kuş fotoğrafı da çekmiş, ilginizi çekerse sitesinde kuşlar alfabetik olarak sıralı, mesela 14 tür sinekkuşu var (bir tanesi h'bird diye kısaltılmış, onu da bulun). Güzel de çekmiş, artısını yazdım +.
11 Mart 2010 Perşembe
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


Bugun ben de bloguma hummingbird ile ilgili bir yazi yazmistim. Bu yaziyi gorunce gulumsedim:) Hummingbird cok mucizevi bir kus, gercegini gorunce muthis sevindim. Sanirim CA'da bolca var. Ilk kez orada gordum cunku. ABD'nin iclerinde pek yok.
YanıtlaSilResminiz de bence benzemis. Seker birsey.
cok guzelmis senin resim de, tom beyin fotolari da :)
YanıtlaSil